Saadet asrına benzer bir dönem olacak mıdır?

- Hz. Huzeyfe anlatıyor: Resulüllah (a.s.m) şöyle buyurdu:

“Nübüvvet içinizde -Allah’ın dilediği kadar- devam eder; sonra dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olacaktır. Bu da -Allah’ın dilediği kadar- devam eder; ardından Allah onu da -dilediği zaman- ortadan kaldırır.  Sonra ısırıcı bir saltanat olur. O da -Allah’ın dilediği kadar- devam eder, sonra Allah dilediğinde onu ortadan kaldırır. Daha sonra ceberut bir saltanat / bir krallık / zalim yönetimler başagelir; o da -Allah’ın dilediği kadar- devam eder, ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olur.” buyurdu ve sonra sustu. (bk. Ahmed b. Hanbel, 4/273)

Hafız el-Heysemi; “hadisi, Ahmed b. Hanbel, Bezzar -daha tam-, Taberanî -bir kısmını- rivayet etmiştir; Ravileri güvenilirdir.” diyerek hadisin sıhhatine hükmetmiştirç (bk. Mecmau’z-Zevaid, 5/226)

Beyhakî de aynı hadise yer vermiş ve herhangi olumsuz bir beyanda bulunmamıştır. (bk. Beyhakî, Delailu’n-nübüvve, 7/413)

Bu hadis-i şerifte İslam ümmetinin geçireceği  hayat safhaları haber verilmiş ve tarih tarafından tasdik edilmiştir. Bu açıdan bu hadis gelecekten haber vermek açısından bir mucizedir. 

- Bu hadisin anlattığı safhaları şöyle sıralayabiliriz:

1. Peygamberlik dönemi; 23 yıl sürmüştür.  

2. Raşit halifeler devri; 30 yıl sürmüştür. 

3. Saltanat devri; Hz. Muaviye (veya oğlu Yezid) ile başlayan ve Osmanlı devletinin sonuna kadar devam eden süreç. 

4. Ceberut devri; Osmanlı devletinin yıkılmasından sonra bütün İslam aleminde küçük-büyük devletlerde hüküm sürmüş ve sürmekte olan eşedd-i zulüm, eşedd-i istibdat ve ceberut dönemine işarettir. Bu devir -tüm İslam aleminde- artık sekerâta başlamış, her halükârda yakında ölecektir. 

5. Asr-ı saadete benzer bir dönem; İnsanların yeniden dine döndüğü, dinsizliğin çöktüğü, ahlaksızlığın iflas ettiği, dindarlık, dürüstlük, ilim ve sırat-ı müstakim yolunun açıldığı bir devir olarak gerçekleşeceğine ümidimiz tamdır. Bu hadisin haber verdiği dört safhanın doğruluğu, beşinci safhanın da doğruluğunun garanti belgesidir. 

“Ümidvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, İslâm'ın sadâsı olacaktır!" (Tarihçe-i Hayat, s. 133),

"Şu istikbal zulümatı ve inkılabları içerisinde en gür ve en muhteşem sada, Kur'anın sadası olacaktır!" (Tarihçe-i Hayat, 145)

müjdesini veren Bediüzzaman hazretlerinin bu veciz ifadesi, hadisin bu son fıkrasının bir nevi açıklaması hükmündedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet